Dijital Diş Hekimliği İle Çok Kısa Sürede Gülüş Dizaynı Mümkün!

21.yy yaşantısında zaman yönetimi o kadar büyük önem taşımaktadır ki, diş tedavilerinin en kısa sürede ve yüksek kalitede yapılabilmesi günümüz diş hekimliğinde son yıllarda yapılan bilimsel araştırmaların odak noktası haline gelmiştir.
CAD/CAM olarak adlandırılan, yüksek teknoloji ürünü tarama ve kazıma cihazları kullanılarak hastalara yoğun programları arasında 1-2 saat ayırarak ağrısız, maximum fonksiyonel ve estetik tedaviler yapılabilmektedir. (görsel 1)
Sahne insanlarının parlak ve ışıltılı bir gülüşe sahip olmaları hitap ettikleri insanlarda bu etkiyi artıracaktır.

Geleneksel macun kıvamındaki ölçü materyalleri tarihe karışıyor!

Ağız içerisinden kolaylıkla görüntü alabilen özel bir kamera sayesinde restorasyon yapılacak dişin ölçüsü dijital olarak alınmakta ve bilgisayar ortamına aktarılmaktadır. Böylece ölçü alımı sırasında yaşanan mide bulantısı ve allerji gibi hasta konforunu
düşüren işlemlere gerek kalmamaktadır. (görsel 2)

Diş tedaviniz 1 gün içinde bitebilir!

Kamera ile alınan ölçü bilgisayara aktarılır ve 10 -15 dakika içerisinde dijital restorasyon tasarımı mikron boyutunda bir hassaslıkla yapılır ve üç boyutlu printer seçilen porselenin cinsine göre 5 -15 dakika arasında hiç el değmeden üretimini tamamlar. Tedavinin toplam süresi yapılacak restorasyon sayısına göre değişkenlik göstermekle birlikte çoğu tedavi bir gün içerisinde, hastaların geçici diş ile
yaşamasına gerek kalmadan tamamlanmaktadır. (görsel 3) Yapılan tüm tedaviler dijital olarak arşivlenebilmekte ve hastanın tedavi tarihçesi takip edilebilmektedir.

Bir günde mükemmel gülüş!

Kişiye özel gülüş tasarımı, Yaprak porselen (porselen lamina), full seramik kaplamalar gibi yöntemler CAD/CAM sistemlerin başlıca çalışma alanını oluşturmaktadır. Dijital ölçü teknolojisini bu tip estetik uygulamalarda kullanmak uzun dönemde diş eti sağlığına da katkı sağladığı için estetik sonuç çok daha uzun ömürlü olmaktadır.

Dişlere henüz hiçbir müdahale yapılmamışken yapılan bir tarama sonrası, dijital olarak bir gülüş dizaynı yapılır ve tedavi daha başlamadan, bitince nasıl görüneceği, kişinin yüz formu, estetik kriterler ve kişinin beklentileri göz önüne alınarak hasta ve hekim tarafından planlanır. Bu aşamada ayrıntılı fotoğraflamalar ve video görüntülerinden faydalanılır. Yapılan plana sadık kalacak şekilde tedavi süreci başlar
ve hızlı bir şekilde kişi yeni bir gülüşe kavuşturulur. (görsel 9)

İşlemler sırasında ilgili bölge lokal olarak uyuşturulur ve işlemler ağrısız şekilde gerçekleştirilir. Tedavi sürecinin kişinin yaşam konforuna olumsuz bir etkisi olmaz. Renk ile ilgili bir uyumsuzluk tespit edilirse rengi değiştirmek 5 -7 dakikada mümkündür. Çünkü bu dişler üzerine uygulanan özel renk makyajları vardır. (görsel4)

Son yıllarda Hollywood starları gülüşleri ile dikkat çekmeye başlamış ve “Hollywood smile” terimi ortaya çıkmıştır. Hollywood gülüşü için 4 altın kural var.
Dişler: Üst ön dişler düzgün ve herhangi bir görünen dolgu içermemelidir. Üst santral kesici dişler diğerlerine göre daha belirgin ve önde olmalıdır. Alt kesici dişler de gülüş esnasında görünmelidir. Üstte diş arkı geniş ve üst 1. büyük azıya kadar görünmelidir.
Dudaklar: Dudaklar simetrik olmalıdır. Dudakların simetrikliği dişlerden çok kaslar ile ilgili olabilir.
Diş Eti: Üst diş etinin 2mm kadar görünmesi gerekir.
Dudak Genişliği: Yüzün genişliğinin en az yarısı kadar olmalıdır.
Öncelikle güzel bir gülüş için yüz biçimi ve dudak yapısıyla uyumlu dişlere sahip olmak gereklidir. Diş hekimliğinde estetik maddelerin gelişmesiyle pek çok şekil, renk ve pozisyon bozuklukları çözümlenebilmektedir.
Gülüş Tasarımı işte burada çok önemli bir işlevi üstlenmekte.

Dentapolitan Diş Hastaneleri Gülümseme Tasarımı ve ortodonti uzmanı Doç. Dr. Oğuz Öztoprak
Dengeli bir gülümsemenin 8 özelliğini şu şekilde açıkladı.

Estetik Diş Hekimi Efe Kaya, “İnsanoğlunun gülüşünü güzelleştirme isteği ilk çağlara dayanır. Zenginliğin ifadesi altın dişler dişlerin üzerine uygulanan çeşitli değerli taşlar eski çağlarda kraliyet ailelerinde, saraylarda çok yaygın olarak görülmektedir. Gülüş tasarımı sanılanın aksine yeni bir olgu değil aksine insanlık var olduğundan beri olan bir kavramdır. Sadece şekil değiştirip modaya ayak uydurmuştur.
Değişen yaşam koşulları ve moda trendleri şaşalı ve abartılı altın dişlerin yerini doğal görünen seramik dişlere bırakmıştır” dedi.

Hollywood kelimesinin gülüş modası ile ilişkilendirilmesinin başlangıç noktasının öz çekimin hayatımıza girmesi ile olduğunu ifade eden Dr. Kaya, “İnsanların sadece yüzlerini içeren bu fotoğraflar yüzdeki tüm kusurların gözler önüne serilmesine neden olmuştur. Eski raflarda bulunan tozlu albümlerin yerini kolay ulaşılan akıllı telefonların fotoğraf galerisine bırakması ile birlikte insanlar kendilerine sürekli bakar olmuşlarıdır. Öz çekimde dişlerin daha ön planda gözükmesi ile birlikte daha hacimli ve beyaz dişler gülüş modası haline gelmiştir. Gülüş tasarımının estetik prensipleri birçok kavramı barındırmasına rağmen en önemli üç kuralı dişlerin görünen hacmi, rengi ve ön iki dişin konumudur” diye konuştu.
“Ön dişler estetiğin merkezidir”

Ön iki dişin konumunun estetik algıyı belirlediğini kaydeden Dr. Kaya, “Ön dişlerin kısalması insan yüzüne yaşlı bir ifade verirken diğer dişlerden bir miktar uzun olması genç dinamik bir ifade verecektir.

Kişinin yüzüne uygun belirlenen beyaz hacim ve doğal bir beyazlık gülüş tasarımının olmazsa olmazlarıdır. Gülme eylemi farkında olunmasa da insanlar için büyük bir ihtiyaçtır. Gülmek mutluluğu ifade eder. Gülmenin insan ruh haline olumlu etkisi son
derece yüksektir. İnsanlar birbirleri ile her saniye beden dili ile iletişim halinde olduklarından dolayı mutlu bir insan çevresine de mutluluğu yayacaktır. Bu yüzden insanlar gülmekten kaçmamalıdırlar. Gülmelerine engel olan ne varsa hayatından çıkarmalıdırlar. İnsanların dikkatini cezbeden, ilgisini çeken, bakma ihtiyacı hissettiği yer ışık alanlarıdır. Gözler ve dişler insan yüzünün ışık kaynaklarıdır. Bu durum ve
artan estetik algı ile birlikte kliniklere gülüş tasarımı yaptırmak istiyorum diye gelen hasta sayısını artırmıştır.

Hastanın ağız sağlığı ne aşamada olur ise olsun gülüş tasarımı uygulanabilir. Unutulmaması gereken en önemli konu iyi bir estetik ancak ve ancak sağlıklı bir ağıza uygulanır. Gülüş tasarımı öncesi hastaların sağlıklı çürüksüz dişlere ve sağlık diş etlerine sahip olması temel şarttır” açıklamalarında bulundu.